|
2. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ YAPILDI... 2. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri 16- 17-18 Haziran, Cuma, Cumartesi, Pazar günleri Ardahan’da gerçekleştirildi. Coşkulu halk oyunları, köylülerin oynadığı tiyatro oyunu, Musa Eroğlu’nun iki gün arka arkaya verdiği açık hava konserleri, Anadolu Çoksesliliği ve Edebiyat Ortamı, Köy Enstitüsü ve Anadolu Kültürü başlıklı çözümleme, değerlendirme çalışmaları, şiir sunumu ile tam bir sanat ve kültür doruğu yaşadı Ardahan…
Etkinlikler iki ayrı grup halinde gelen konuk yazar ve sanatçıların Kars Havaalanında Kars Kent Konseyi Genel Sekreteri Sezai Yazıcı ve Dursun Akçam Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Alper Akçam tarafından karşılanmaları ile başladı denilebilir. Kars Belediyesi’nin Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri için ayırdığı otobüste çeşitli kentlerden gelen sanatçı ve yazarların buluşmaları, oluşan coşkulu dostluk ortamı görülmeye değerdi. Konukları karşılamak için Kars havaalanına kendi otomobilleriyle gelen Dursun Akçam dostları, sanatseverler de vardı.
Gruplar Dursun Akçam ve arkadaşlarının eğitim gördüğü, Anadolu’ya birer aydınlık ateşi olarak yollandıkları Cilavuz Köy Enstitüsü töreninde buluştular...
Enstitü yapılarının bakımsızlığı, yeni işlevler için onarılırken özgün yapılarının yıkıma uğratılmış olması konukları üzerken, altmış yıl öncesine ait kayıt defterlerinin saklanıyor olması ve burada birçok tanıdık Köy Enstitülü öğretmenimize ait kayıtların görülebilmesi büyük bir sürpriz oldu, hoşnutluk yarattı.
Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği yöneticilerinin getirdiği Köy Enstitüleri Sergisi bahçede gösterime sunuldu... Burada İzmir’den gelen Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş ve yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Oğuz Makal tarafından anlamlı görüntüler alındı.
Grup daha sonra Ardahan’a doğru yola koyuldu. Dursun Akçam’ın köyü Ölçek’in yaylasının hemen ilerisinde, Kırmızıköprü olarak adlandırılan alanda tulumla, davul zurnayla, otomobilleriyle konuklarını bekliyordu Ardahanlılar… Otomobillerden, otobüsten inildi, el ele, kol kola bar tutuldu, halaya duruldu. Ardahan’a konvoy olarak girildi. En öndeki Kars Belediyesi’nin etkinlik için verdiği otobüse, 2. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri pankartı vardı.
Dursun Akçam Kültürevi önünde karşılama ve halk oyunları sürüp gitti uzun zaman. Kültürevi içerisinde, Dursun Akçam akraba ve köylüsü kadınlar yerel adıyla “feselli” pişiriyorlardı konuklara.
Açılış için salona girildi; salon tıklım tıklım doldu bir anda. Ardahan Valisi Murat Yıldırım, vali yardımcıları, cumhuriyet başsavcısı, ağır ceza reisi, Ardahan ileri gelen adları da salonda yerlerini almışlardı. Saygı duruşunu İstiklâl Marşı’nın okunması izledi. İlk sözü Vakıf Başkanı Alper Akçam aldı. Birinci Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri’nden sonra geçen bir yılın değerlendirmesini yaptı Vakıf başkanı. Kış boyu, yağmur, kar, çamur, tatil demeden Kültürevi’nin kapısını açık tutan, yoksul Ardahanlı öğrencilere sıcak ve temiz bir ders çalışma ortamı hazırlayan Kültürevi görevlisi Metin Sarıçam sahneye çağrıldı, izleyicilerin önünde kutlandı. Akçam konu başlıkları olarak seçilen çokseslilik üzerine, özgün kültürlere sahip çıkılmasının, geliştirilmesi anlamı üzerinde durdu. Yeryüzünü sarsan savaşlar ve düşmanlıklara karşı kültürlerin birlikte var olmalarının ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Emperyalizmin yalnızca üs, top, tüfek değil, aynı zamanda algılama sistemlerinin bozulması, yapay kültürler oluşturulması demek olduğunu açıklayan uzun bir konuşma yaptı vakıf başkanı. Daha sonra Ardahan Valisi Murat Yıldırım’a söz verildi. Ardahan Valisi, çokseslilik ve çok kültürlülük için konuşulurken üniter devlet yapısının, tek bayrak, tek vatan kavramlarının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen bir konuşma yaptı. Ardahan’ı kültür ve sanat etkinlikleriyle tanıştıran vakıf çalışmalarının kendilerince de izleneceğini, olabildiğince destekleneceğini bildirdi. Daha sonra salona geç ulaşabildikleri için söz sıraları da sonraya kalan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, eski Esenyurt Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan, Kars Milletvekili Selahattin Beyrelioğlu, Eğtim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Saim Gültekin birer konuşma yaptılar. Kutlama ve katılamamaktan ötürü özür bildiren telgraflar okundu. Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, işadamı Nurettin Çarmıklı, AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun ve birçok adın telgrafları, iletileri salondaki kalabalık tarafından coşkuyla alkışlandı. Kısa bir aradan sonra tiyatro oyununa geçildi. Kültürevinin kütüphanesinde saatlerdir heyecan içinde bekleyen Çıldır Prut köylüleri, tiyatro oyuncuları Atalay Uzunkaya’nın anonim fıkrasından Alper Akçam’ın oyunlaştırdığı Hey Atlılar Atlılar adlı oyunu oynamak üzere salon ve kulisteki yerlerini aldılar. Oyunun tek kadın oyuncusu da nene rolündeki Dursun Akçam’ın kız kardeşi Adalet Sarıçam idi.
Oyun bittiğinde salon alkıştan yıkılıyordu. Hayatlarında ilk kez sahneye çıkmış, ilk kez bir tiyatro oyununda rol almış oyuncuların gösterileri izlenmeye değerdi doğrusu. Oyundan hemen sonra, tiyatro ekibinin Kars’tan. İstanbul ve İzmir’den turne önerileri aldıkları öğrenildi. 17 Haziran Cumartesi gününün programı öykü yarışması ödül töreni ile başladı. 2005 Dursun Akçam Öykü Yarışması’nda ödül alan ve plaketleri bir yıl önce yetiştirilememiş öykücülere plaketleri verildi önce. Daha sonra 2006 Birincisi Elif Yılmaz, ikincisi Erkin Şahin, üçüncüsü Hava Yasak salondaki bulunan konuklardan para, kitap armağanlarını ve plaketlerini aldılar. İlk oturumda Alper Akçam ve Metin Turan konuştular. Metin Turan, günümüz edebiyat ortamında Dursun Akçam yapıtlarının nasıl bulunmaz bir kaynak olabileceği üzerine bir konuşma hazırlamıştı. Köy Enstitülüler kuşağı ve özellikle Dursun Akçam’da yaşayan Anadolu kültürünün bugünkü edebiyat ortamında kendisine yeterli yer bulamadığını, bu durumun belirli bir kısırlığa, düzey düşüklüğüne ve okur azalmasına yol açtığını söyledi Turan.
Alper Akçam, Dursun Akçam’ın yapıtlarını Mihail Bahtin’in karnavalcı roman kuramı ışığında yorumladı. Dursun Akçam’ın yetiştiği, edebi gücünü aldığı Kuzeydoğu Anadolu coğrafyasının çokseslilik, çokkültürlülük ocağı olduğunu, bu durumun Dursun Akçam yapıtlarına müthiş bir gerçek sınama gücü kazandırmış olduğunu söyledi oğul Akçam. Lakap kullanımının, grotesk imgelerin metin içindemi yoğunluğunun Bahtin’in Avrupa romanı için en büyük eşik saydığı Rabelais romanı ile nasıl benzeştiği üzerine değerlendirmeler getirdi Alper Akçam. Dağların Sultanı adlı yapıtta Anadolu çokkültürlülüğü ile Alman kültürünün, modern görüntülerin yan yana, karşı karşıya duruşunu görünür kıldı…
Daha sonra Doğan Hızlan’a geldi konuşma sırası. Bir gün önceki açılış sırasında Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun onca çabasına karşın Kars’a getirmeyi başaramadığı, Ardahan’a gelmiş olduğu için sitemde bulunduğu Doğan Hızlan Dursun Akçam yapıtlarının ve Anadolu gerçekçiliğinin yazın dünyamızda neden önemli olduğu üzerine hem kuramsal içerikli, hem duygulu bir konuşma yaptı.
Oya Baydar’ın konuşmasında çokseslilik özel bir yanıyla vurgulandı. Oya Baydar,.çokseslilikten edebiyat metninde herkese ait ayrı bir ses olması gerektiğini anladığını söylüyordu. Dağa çıkmış, toplum tarafından dışlanmış bir militanın da onunla mücadele etmeyi görev bilen emniyet örgütü üyesinin de kendisine göre duygular taşıyor olduklarını, edebiyatın herkesin sesi olması, herkesin içselliğinden bir parça taşımasının anlamı üzerinde durdu.
Üçüncü oturumda söz alan Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, sahnedeki görüntüler ışığında Köy Enstitüleri ve Dursun Akçam üzerine oldukça ayrıntılı bilgiler verdi, Köy Enstitüleri ile Anadolu’ya gelen değişimi, gelişmeyi vurguladı, Dursun Akçam’ların ülkeye neler kazandırdığı üzerinde durdu, izleyenlere duygulu anlar yaşatan anılar demetiyle, ilginç görüntülerle yer aldı sahnede.
Prof. Dr. Oğuz Makal, ilk kez geldiği Ardahan sokaklarında karşılaştığı görüntülerden yola çıkarak fantastik bir kurguyla sözlerine başladı. Köy Enstitüleri açık kalmış olsaydı Ardahan’da yaşanabilecekler üzerine idi kurgusu. İkinci günün son konuşmacısı Burdur Eğitim Fakültesi’nden öğretim görevlisi K. Semra Ören idi. Eren, Burdur’da kendisinin de yöneticisi olduğu Fakir-Der’in çalışmalarına değindi. Baykurt ve Akçam adına yapılan anmaların, etkinliklerin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını bildiren bir konuşma yaptı. Daha sonra topluca Dursun Akçam ormanına hareket edildi. Burada Dursun Akçam ormanına fidan dikimi yapıldı.
25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından kurdurulmuş çadır çevresinde hazırlanan mangallarda konuklara yiyecek sunuldu.
Piknik dönüşü konular Dursun Akçam'ın Ölçek Köyü'ndeki evini ziyaret ettiler... Musa Eroğlu konseri açık havada, Halk Eğitim Merkezi ile İl Kültür Müdürlüğü arasındaki alanda gerçekleştirildi. Musa Eroğlu coşkuyla izlenen konserin sonunda ertesi gün de birlikte olmak üzere söz verdi. Konserin izleyicileri arasında tüm Ardahan protokolü de yerini almıştı. 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Muharrem Yavaş da izleyenler arasındaydı. 18 Haziran 2006 Pazar gününün açılış oturumunda Ardahan İl Çevre Müdürlüğü tarafından Ardahan coğrafyası tanıtımı yapıldı. İkinci oturumda Dursun Akçam Kültürevi ve Ardahan başlıklı serbest bölüm vardı. Bu bölümde Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Başkan Yardımcısı Canan Alper söz aldılar. Daha sonra Ardahan’da yaşayan Köy Enstitülüler sırayla sahneye çağrılıp izleyenlere tanıtıldı. Tümü de Cilavuz Köy Enstitüsü çıkışlı olan, Dursun Akçam’ın eşi Perihan Akçam, emekli öğretmen Kazım Arıcı, emekli öğretmen Cimşid Demirci ve emekli öğretmen Hüseyin Yılmaz söz aldılar. Köy Enstitüsü ve Dursun Akçam’la ilgili anılarını aktardılar. Tüm konuşmacılar salondaki izleyenler tarafından coşkuyla alkışlandı. Son günün öğlen programında Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın konuklar için Yalnızçam Kayak Tesisleri’nde düzenlediği kır yemeği vardı. Yemeğe Ardahanlı sivil toplum örgütleri yöneticileri, vali yardımcıları, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ay, Ardahan İl Emniyet Müdürü de katılmışlardı.
Pazar gününün kapanış konserinde Musa Eroğlu ikinci kez Ardahan halkının karşısına çıktı. Yanında Iğdırlı şair Tuğrul Keskin vardı. Keskin ve Eroğlu şiiri, sazı, sözü harman ettiler; coşturdular izleyenleri, bir duygu sağanağı oldular.
Etkinlik süresince konuklar Çıldır Gölü Kenarındaki Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne ait yapılarda konakladılar. Burada her akşam Ardahanlılar’ın da katıldığı kalabalık yemekli şölenler düzenlendi. Musa Eroğlu sazıyla, sözüyle renk kattı toplantılara.
Ardahan ve Anadolu kültür sanat yaşamı içinde ayrıcalıklı bir yer edindi kendisine 2. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri…
Etkinlik kapsamında sunulan bildiriler daha sonra Yeniden İmece Dergisi tarafından yayınlanacaktır.
|
| |
© 2005 A. Alper Akçam |